DÜNYADA HER ŞEY İÇİN, MEDENİYET İÇİN, HAYAT İÇİN, BAŞARI İÇİN EN GERÇEK YOL GÖSTERİCİ İLİMDİR, FENDİR...
  • Egemenlik Kayıtsız
    ve Şartsız Milletindir...
  • En Büyük Savaş
    Cahilliğe Karşı Yapılan Savaştır...
Kemal bey sondan 17. konuşmasını yaptı. Diğer tek adamın attığı pasları, yazılı basından derlediği bilgilerle gole çevirmeyi sürdürdü
24 Ekim 2018

Kemal bey sondan 17. konuşmasını yaptı. Diğer tek adamın attığı pasları, yazılı basından derlediği bilgilerle gole çevirmeyi sürdürdü.

Partililerdeki coşkuyu ateşlemek için sorularını ve talimatlarını sıraladı.

Sorular?

Kaşıkçı cinayetinin irdelenmesi üzerinden diğer tek adama atılan zarif paslardı.

Kendisine ulaştırılan bir belgenin doğruluğunu on yerden kontrol etmekle övünen Kemal Bey, bu sefer yazılı basından derlenen çoğu güdümlü bilgi ve yorumlarla yetinip diğer tek adama yüklendi.  Oysa gerçekten kısa bir araştırma yapsaydı, ya da ana muhalefetin gerçek lideri gibi davranıp “devlet”ten doğrudan bilgi talep etseydi, o soruları sormaktan imtina ederdi.

Kendisinden önceki genel başkanların yaptığı gibi devletten resmî bilgi almadan, ya da konu yeterince “aydınlanmadan” konuşmazdı.

Kemal beyin unuttuğu ama tüm CHP’lilerin unutmaması gereken gerçek şudur;

CHP bu devleti kuran partidir ve siyasi sorumluluğunun yanısıra devlet sorumluluğu da vardır.

12 Eylül rejimi CHP’yi kapattığı, yönetici kadrolarını hapse attığı halde, Avrupa Konseyindeki CHP’li parlamenterler, Türkiye’yi savunarak, biz kendi problemimizi çözeriz, siz karışmayın, deme ferasetini göstermişlerdir.

Feraset, CHP’nin genetik kodudur.

Kemal beyin siyaseti bu denli şahsileştirmesinin ve diğer tek adamla sürdürdüğü bıktırıcı “dans”ının doğal sonucu olarak, CHP tüm kurul ve kurallarıyla devletten, sivil toplumdan ve giderek tarihten tasfiye edilmeye doğru hızla yol almaktadır.

Gözleri başka meselelere kaydırarak, konuyu, asıl sorunların etrafından dolanıp her durumda “en iyi bildiği tek konuya -hesap uzmanlığı-getirerek/bağlayarak” işin içinden sıyrılamazsınız Kemal bey.

Zaman akıyor, zaman daralıyor. Siyaseti dar kalıplara sıkıştırıp, tümüyle normal seçim takviminin işlediği önümüzdeki seçimleri, sanki baskın seçimmiş gibi sunmanın alemi yok. Seçim takvimi kanunda yazılmış;

  1. Kanuna göre takvim, 1 Ocak’ta başlıyor, 31 Mart’ta bitiyor. Tam 90 gün.
  2. Kesin aday listelerinin resmî gazetede yayınlanacağı gün şimdiden belli; 11 Mart 2019.
  3. Önseçimlerin yapılacağı tarih de belli; 16-17 Şubat 2019, üstelik süre de yeterli.
  4. Eğer bu konuda önceki seçimlerde olduğu gibi Ak Partiyle arka kapıdan gizlice anlaşma huyundan vazgeçer ve parti olarak her yerde önseçim yapacağız derseniz, YSK bunu 9-10 Şubat 2019’a çekebilir.

Gelelim şu öcü gibi kaçtığınız önseçim konusuna.

Önseçimde üyelerin seçme kabiliyetinden ve terkibinden rahatsız olduğunuz biliniyor.

Niye ki acaba?

Şöyle bir bakalım;

  1. CHP’nin üyeleri mahalle delegelerini belirlerken isabetli davranıyor.
  2. Mahalle delegeleri ilçe yönetimlerini seçerken isabetli davranıyor.
  3. İlçe delegeleri il başkanlarını ve kurultay delegelerini belirlerken isabetli davranıyor.
  4. Kurultay delegeleri siz değerli parti başkanını ve gösterdiği PM listesini seçerken isabetli davranıyor da....

İş, milletvekillerini ve belediye başkanlarını seçmeye gelince bu canım üyeler “karavana” atacaklar, öyle mi?

Üyelerin aynı zamanda seçmen olduğunu, beğensek de beğenmesek de onların da olup bitenlerle ilgili fikirleri olduğunu ve en önemlisi bir yurttaş olarak feraset sahibi olduklarını görmezlikten gelmenin, eğer yaşarsak ne kadar acı sonuçları olduğunu göreceğiz.

Genel siyaseti içermeyen, ortak paydaları sağlam olmayan ve sadece kişilere dönük yapılan anketlerin tamamen kurgu ve güdümlü olduğunu biliyoruz. Bu tür anketlerden sormadığınız sorunun/kişinin cevabı/karşılığı çıkmaz.

Oyalamayı,

Oyalanmayı bırakın Kemal Bey.

1 Ocak’a kadar vaktimiz var. Yormayın, yorulmayın. Önce 2 Aralık 2019’da doğrudan üyelerin katılımıyla seçilen kurultay delegelerinin karşısına çıkıp “çok güzel” olduğunu beyan ettiğiniz yerel seçim stratejinize ve kendinize güvenoyu alın.

Sonra da, aday adaylarını serbest bırakın Şubat başına kadar bir güzel tanıtsınlar kendilerini. Gönlünüzdeki yıldızları da önce partiye üye yapın, sonra salın sahaya. Çiçekler açsın, fikirler yarışsın. CHP’nin üyeleri güzel güzel seçsin en iyi “partili” adayı.

Güvenoyu alamazsanız?

Dert etmeyin, gözünüz arkada kalmasın; CHP örgütü

aynen yapar bunları.

CHP üyelerinin ferasetine güvenin.

Haydi!

Paylaş:
Yorumlar


Invaply (16.3.2021 19:16:49)
https://fcialisj.com/ - cheap cialis online
0.532 261 33 24